İSTİKAMET | SAYI 29

YürüyüşİstikametİSTİKAMET | SAYI 29

ÖLÜMÜN DOĞUŞU*
Dünyanın yeni kurulduğu zamanlardı. İlk adam ile ilk kadın yürüyordu. “Her şeyin nasıl olacağına karar verelim” dedi adam. “Olur” dedi kadın “Nasıl yapacağız bu işi?”. “Nasıl mı yapacağız? Evet…” diye devam etti adam. “Bu benim fikrim olduğuna göre her şeyde ilk sözü ben söyleyeceğim” “Kabul…” dedi kadın. “Ben de son sözü söyleyecek olursam, kabul”
“Tamam” dedi ilk adam.
Yürümeye devam ettiler. Yürüdüler ve etraflarına baktılar. Adam neden sonra konuştu:
“Avlanma üzerine düşünüyordum. Erkekler avcı olacak. Ne zaman bir hayvanı vurmak isterlerse çağıracaklar, o hayvan gelecek.” “Erkeklerin avcı olmaları konusunda seninle aynı fikirdeyim” diye cevap verdi kadın. “Fakat onlar çağırdıkları zaman hayvanlar gelirse hayat insanlar için pek kolay olur. O kadar kolay hayat iyi değildir. Onları arayıp bulmak, yakalayıp vurmak erkekler için zor olmalı. Böylece insanoğlu zeki ve kuvvetli olur.”
“Son söz sana ait” deyip kabul etti adam. Yürümeye devam ettiler.
Bir süre sonra adam yine söze başladı: “İnsanlar nasıl görünmeli, neye benzemeli diye düşünüyordum. Onların başlarının bir tarafında görmek için gözleri olmalı, diğer tarafında yemek ve konuşmak için ağızları olmalı. Ağızları bir aşağı, bir yukarı gidip gelmeli, iki ellerinde onar parmak olmalı.” “İnsanların başlarında ağız ve göz olmasını ben de doğru buluyorum” dedi kadın. “Fakat ağız ve gözler başın bir yüzüne yerleşmeli. Onların gözleri yüzlerinin üst kısmında olmalı, ağızları ise alt kısmında. Böylece ağız ve gözleri karşılıklı yerleşmiş olur, daha rahat kullanılır. Evet, ellerinde parmakları olmalı. Ama her elde on parmak onları beceriksiz yapar. Her ele beş parmak vermek daha uygun olacaktır.”
“Son söz sana ait” deyip kabul etti adam. Sonra ırmak boyunda yürümeye başladılar. “Hayat ve ölüm üzerine karar verelim” dedi adam. “Bak, şöyle yapacağım. Bu kuru bufalo derisini ırmağa atacağım. Eğer suyun üzerinde yüzerse, insanlar öldükten dört gün sonra tekrar hayata dönecek ve ebediyen yaşayacaklar.”
Adam deri parçasını ırmağa attı. Dikkatle baktılar. Kuru deri suyun yüzeyine yükseldi ve yüzmeye başladı.
“Evet, hayat ve ölüm üzerine bu yolla karar vermeyi doğru buluyorum” dedi kadın. “Fakat bu iş için bufalo derisi kullanmamız yanlış olacak. Onun yerine şu taşı atacağım suya. Eğer yüzerse, insanlar öldükten dört gün sonra tekrar hayata dönüp ebediyen yaşayacak. Eğer taş batarsa, insanoğlu öldükten sonra bir daha hayata dönmeyecek.”
Kadın taşı suya fırlattı. Taş bir anda dibe battı.
“Doğrusu bu!” dedi kadın. “Eğer insanlar ölümsüz olurlarsa yeryüzü çok kalabalıklaşır. Herkese yetecek kadar yer ve yiyecek bulunamaz. Ölüm insanların birbirleri için üzülmelerini sağlar. Bu da çok önemlidir. Böylece dünya üzerinde sevgi olacaktır.”
Adam hiçbir şey söylemedi.
Zaman geçti. Kadının bir çocuğu oldu. Kadın ve adam çocuğu çok sevdiler. Mutluluklarına diyecek yoktu. Ama bir gün çocuk hastalandı. Çok geçmeden öldü. Kadın adamın yanına gitti.
“Ölüm üzerine kararımızı yeniden verelim.” Fakat adam başını salladı iki yanına. “Hayır” dedi. “Son söz sana aitti ve sen onu söyledin.”
*Blackfoot kabilesinden

HALİKSAY Kızılderili Hikayeleri / Alfa Yayınları

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

İlgili Yazılar

Güncel Hava Durumu

Ankara
açık
27.3 ° C
29.5 °
26.8 °
28%
2.2m/s
0%
Paz
30 °
Pts
25 °
Sal
24 °
Çar
26 °
Per
29 °

Güncel Döviz Kurları

TRY - Türk Lirası
EUR
37,251
USD
34,256
GBP
44,715
JPY
0,229

Yolcu Potreler

YolcuDergisi Sayi 109 Portre | İsa ARAR

Portre | İSA ARAR

YolcuDergisi Sayi 102 Portre | Marilyn BUCK

Portre | MARILYN BUCK

YolcuDergisi Sayi 103 Portre | ALIYA

Portre | ALIYA

YolcuDergisi Sayi 104 Portre | Teoman DURAL

Portre | TEOMAN DURALI

YolcuDergisi Sayi 108 Portre | Fetva TUKAN

Portre | FETVA TUKAN

Yolcu Seyir Defteri

Seyir Defteri: 109

Seyir Defteri: Söz 2

Seyir Defteri: Söz 3

Seyir Defteri: Söz 4

Seyir Defteri: Söz 5

Heybe & İstikamet