İSTİKAMET | SAYI 28

YürüyüşİstikametİSTİKAMET | SAYI 28

KALBİN EMİRLERİ
Bizde gizlenmiş bir Allah sesi var; ona kalp diyoruz. Onun yapısı arzu ve haset olan etle, zulüm ve kuvvet olan kemikten başkadır. Onlara büsbütün yabancı olan kalp, çok kere aşk ve hayranlıktır. Her adımda acılara ulaştırdığı için hayata dost olur. Bunca acının da yetmediğini, elemin elem doğurmasından sarhoş olduğunu söyler. Bazen de o merhamettir. Aklın nefretle nisyana attığını, unutarak her köşesinde kararttığını her yad edişte eriyen kalp değil midir? Geçmişte yaşanan elemlerle aziz ve rahman olan da kalp değil midir? Aklın dıştan tanıyışını içsel kaynaşma yaparak tanıyanla fanilanı aynı ışıkta birleştiren de kalptir. Pascal’ın dediği gibi “Kalbin öyle akıllan var ki akıl onlardan hiç habersizdir.” Filhakika kalp ile tanıdıklarımızdan çoğu kez aklın haberi olmuyor. Akıl daha başlangıçta iken kalp işini bitiriyor bile. Akıl bekliyor ki duyumlar alınsın, deliller toplansın, öncüllerden sonuç çıkarılsın. Tenkit harekete geçsin; tercihler yapılsın, gerçekle zorunluluğun üzerinde durulsun. Kalp ise içten bir temas ve bir işaretle çoktan bu mesafeyi aşmıştır. Kalbi anlamayan zavallıların hayrette kaldığı bu yetinin, sonsuzluğa uçuran ilham kanadı olduğunu niceleri söylememiş mi? O bizde ilahi lütuf olan sezgi kuvvetidir. Kalp, dostluğun tükenmek bilmez kaynağıdır. Verdikçe verme ihtisasını artırır, sevdikçe sevme iştiyakını taşırır. Kalp, sonu olmayan gençliktir, korku bilmeyen ölümsüzlüktür. Korkusuz yaratıldığı için onun kini ve kıskançlığı da yoktur. Sonsuzlukta yaşadığından fani hazları ve ezici istekleri tanımaz. Mukaddesatın kaynağı kalptir ve ancak bir kalp huzurunda hürmet duyulur. Tövbe, aklın sapkınlıklarından kurtularak kalbe sığınmaktır. İbadet, kendi kalbine çevrilmektir; bedenin ve bütün isteklerin kalbe dolmasıdır. Kalp ile yapılmayan ibadet, faydasız bir yorgunluktur; belki bir alışkanlık, kör bir itaattir. Allah’a açılan kapı kalbin kapısıdır. Kalpler, Allah’ın göründüğü yerdir. Kalp, gerçek imanın yoludur. Kalp ile günah işlenmez. Din ilmi, kalp ilmidir. Taassup, kalbe garazkarlıktır; onun başladığı yerde din biter. Kalp ile okunmayan Kur’an’dan kim ne anladı? Kur’an’da sonsuzluğu dolduran kalbi bulmayan, büyük Kitab’ı hiç anlamamıştır. Cenneti, fani isteklerden sıyrılmış saf kalpde arayıp da bazı beden hareketlerinin karşılığı olarak satın almaya hazırlananlar, hilekâr bezirganlara benzerler. Onlar, kalpteki cennet neşvesini hiçbir zaman tatmayacaklardır. Taassup sahipleri gibi, bütün ömrünü kalbinden habersiz geçiren hüner ve zeka adamları yok mu? İşte onlar, kanları donmuş, kaskatı kesilmiş ölü ruhlardır. Kalbin keşifleri, aklın buluşları gibi dört basamaklı ve sınırlı değildir; onun namütenahi dereceleri vardır. Her şeyden şüphe edilir, kalpten şüphe edilmez. Her şeyi kırmak caiz olur, kalbi kırmak cinayettir. Fetihlerin en güzeli, kalplerin fethidir. Rousseau tabiatta kendi kalbini buluyordu. Ne mutlu kalbini bütün alem yapanlara! Son nefesine kadar kalbini aklın şerlerinden koruyabilen insan, insanların en bahtiyarıdır. İnsanın asıl hüneri, kalbini kullanabilmektir; kalbin emirlerine uymasını bilmektir. Dünya, kalbin emirlerine asi şeytanlarla doludur. Bu şeytanların işareti sana akılsızlık gibi geliyor. Bu ise senin zayıf oluşundandır. Siyaset denilen, dostluğa karşı kullanılan zekâ, kalplerin katledilmesinden başka bir şey midir? Kurnazın kazandığı fani bir nesne, kaybı ise kalbin kucakladığı koca bir kainattır. Kalpsizlikle elde edilen kazanç, kayıpların telafi edilemez olanıdır. Kurnaz ne bilir neyi kaybettiğini? Kalbin insanlardan çektiği bunca çilelere rağmen insan oğluna hizmetten usanmayışının hikmetine şaşacaksın belki. Bu insan sürüsünün sefaleti içinde hiçe eşit değersizliğini bildiği halde onun, başı yere eğik, küçülmüş halini alçalış sanma sakın. O bilir ki, haya hikmetle beraberdir; hizmetse kalbin en büyük emridir. Kalbin akıl almaz fedakarlığına ne isim vereceksin? Nefsine ait korkularla başkalarına çevrilen zaafların seni şaşırtmaya yeter. Açlarla sefillerin yanında olmanın zevkini sen ne bilirsin? Kalbin dilinden anlarsan onu murada ermiş bir kalbe sor. Kalp dilinden anlamayanlarla bütün bir ömür boşuna konuştun. Bu insanlar arasında beni bunalmış görürsen, onda kalp sözü duymadığımdandır. Bilgi kalbe diken olduktan sonra, dikenden sakınan gül olmak daha iyi idi. Vay güllerle, ağaçlarla, kurtlarla, kuşlarla konuşamayanların haline. Rüzgarların, derelerin ve dağların dilinden anlamayan, cehennemi uzak bir akıbette aramasın sakın. Kalbin emirleri bir zorbadan, bir zenginden, bir hasetten alınır mı sanırsın? Onun emirleri nazenin bir ağaçtan, hıçkıran bir kuştan, ağlayan bir dereden alınır.

Nurettin TOPÇU

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

İlgili Yazılar

Güncel Hava Durumu

Ankara
parçalı az bulutlu
19 ° C
19 °
18.5 °
58%
0.9m/s
46%
Cts
29 °
Paz
31 °
Pts
26 °
Sal
25 °
Çar
26 °

Güncel Döviz Kurları

TRY - Türk Lirası
EUR
37,251
USD
34,256
GBP
44,715
JPY
0,229

Yolcu Potreler

YolcuDergisi Sayi 109 Portre | İsa ARAR

Portre | İSA ARAR

YolcuDergisi Sayi 102 Portre | Marilyn BUCK

Portre | MARILYN BUCK

YolcuDergisi Sayi 103 Portre | ALIYA

Portre | ALIYA

YolcuDergisi Sayi 104 Portre | Teoman DURAL

Portre | TEOMAN DURALI

YolcuDergisi Sayi 108 Portre | Fetva TUKAN

Portre | FETVA TUKAN

Yolcu Seyir Defteri

Seyir Defteri: 109

Seyir Defteri: Söz 2

Seyir Defteri: Söz 3

Seyir Defteri: Söz 4

Seyir Defteri: Söz 5

Heybe & İstikamet