ARİFAN BAHÇESİ
Ey zavallı mümkün! Kendinden ve kendinle yaratanın arasındaki nisbetten bi haber! Ey malikul muluka karşı olan vazifesinden gafil olan bedbaht mümin! Bu kadar bedbahtlığımıza sebep olan ve bizi bu kadar karanlık ve zulmetlere mubtela eden şey, bizim cehalet ve bilgisizliğimizdendir. İşin bozukluğu başlangıç noktasından, suyun bulanıklığı kaynağındandır. Bizim marifet gözümüz körleşmiş ve kalbimiz ölmüştür. Bu bütün musibetlerin sebebidir ve ıslah etmeye de yanaşmıyoruz. Allah muhafaza, eğer Allah adaletiyle insanlarla muamele etmeye kalkarsa, varlığın evvelinden ahirine kadar, kimse kurtuluşa eremez… Mümkün-ul vucudun, kendisinden kaynaklanan ne gibi bir kemali var ki, kemal furuşluk eder? Ne kadar gücü var ki amel furuşluk eder? Biz zavallılarızki, cehalet, bilgisizlik, gaflet ve kendini beğenmişlik perdesi, kalp ve kalıbımızın günah perdesi, göz ve kulağımızı, aklımız ve fikrimizi ve sair azalarımızı, öyle bir şekilde sarmış ki, hakkın kahır saltanatı karşısında arzı endam edip, kendimiz için istiklal ve şey’iyyetliğe kail oluyoruz!
Ey aziz! Sendeki gurur başkalarında da var. Eğer sen alçak gönüllü olursan, muhakkak insanlarda sana saygı duyacaklar büyük sayacaklardır. Ama eğer tekebbür edersen devamı gelmez. Eğer becerebilirlerse seni rezil ve rüsva ederler ve sana itina etmezler, eğer edemezlerse de kalplerinde rezil, gözlerinde zelilsin zelil sin demektir. Sen tevazu etmek suretiyle insanların kalplerini fethet… Ve eğer Allah bir kişiyi zelil ederse ona ne eder, neye mubtela eder bilemiyorum? Zira ki ahiret işleri dünya işlerinden farklıdır. Ahiretteki zillet dünyadaki zilletten gayridir. Aynı şekilde oranın nimet ve azapları da buradan tamamen farklıdır. Nimetleri bizim tasavvurumuzun üstünde, azabı da bizim sabrımızın dışındadır. Kerameti, bizim hayal ettiğimizden çok daha yücedir. Zillet ve rezillikleri de bizim hayal ettiklerimizden gayridir. Mütekkebbirin sonu da cehennemdir.
Ey aziz! Uyan ve gaflet pamuğunu kulaklarından çıkar ve gaflet uykusunu gözlerine haram kıl ve bil ki Allah seni kendisi için yaratmıştır. Kutsi hadis de buyrulduğu gibi: “Ey insanoğlu varlıkları senin için senide kendim için yarattım.” Yani ey insanoğlu her şeyi senin için yarattım ve senide kendim için yarattım. Senin kalbini kendi menzilim kıldım, sen ve senin kalbin, ilahi namuslardan biridir. Hak Teala namusuna karşı gayretlidir. Hak Teala’nın namus perdesini bu kadar yırtma. El uzatmayı reva görme. Hak Teala’nın gayretinden kork ki, seni bu âlemde öyle bir rezil eder ki, ne kadar istesen bile düzeltemezsin.
Öyleyse ey birader! Ömrün ve gençliğin, kuvvet ve iraden baki olduğu müddetçe nefsini ıslah et. Bu makam ve mevkilere itibar etme. Bu itibarları ayakların altına al. Sen âdemoğlusun, şeytanın sıfatını kendinden uzaklaştır. Şeytan bu rezil sıfata diğer rezil sıfatlardan daha çok ehemmiyet verebilir. Çünkü bu sıfat onun en bariz sıfatı ve bu sıfat yüzünden ilahi dergâhtan kovulmuştur.
*PİR-İ CAMERAN











