İSTİKAMET | SAYI 21

YürüyüşİstikametİSTİKAMET | SAYI 21

SAY GELSİN!
Kerim Çelebi boş seccadeye diz çöktü. Yol kardeşleri Melik Bey’i getirip karşısına oturttular, kendileri de tuttukları eteği bırakmadan iki yanına çöktüler. Kerim Çelebi, okurken kullandığı kalın sesle, büyük soruyu sordu;
– Ey can, kulağını aç! Yola girmek dileğindesin. Şöyle bil ki, ahilik ince yoldur ve de çetin yoldur ve de gayet sarp yoldur. Yüreğine, bileğine güvenmeyen, girmemek gerekir. Çünkü yüceleyim derken batağa batmak vardır. Yolumuz anlamaklık yoludur ve de inanmaklık yoludur ve de tutmaklık yoludur. Töreleri tutmağa gücün yeter mi? Yüreğin ne demekte?
– Beliii…
– Sınavlanmağa da beli mi?
– Belaiiii….
– Beli dedin, günah gitti bizden… Yallah bismillâh! De bakalım, ahiliğin açığı kaçtır?
– Dörttür.
– Say gelsin! – Eli, yüzü, gönlü, sofrası…- Kapalısı kaçtır?
– Üçtür.
– Say gelsin!
– Gözü, belii, dili…
– Gözü kapalılıktan murat nedir?
– Kimsenin suçunu, ayıbını görmemektir.
– Ekmek yemekte kaç edep vardır?
– On iki…
– Say gelsin!
– Oturdukta sağ dizi dikip sol dizi altına ala… Lokmayı önce sağ avurduyla çiğneye… Küçük lokma ağızlaya… İki elini yağlatmaya. Ağzından akıtmaya…
Ahi adayı biraz duraklayınca Kerim Çelebi fısıldadı: “Yere dökmeye…” Bunu herkes gibi Ahi Baba da işitmişti. Ayıplayarak tersledi:
– Kerim Çelebiiii… Çelebilik böyle değil!…
Melik Bey atıldı:
– Yere dökmeye, ağzı dolu iken konuşmaya… Kerim Çelebi parmaklarıyla gizlice saymayı bıraktı:
– Yedi…
– Kimsenin lokmasına bakmaya…
– Sekiz…
– Başını kaşımaya…
– Dokuz…
– Sözü kısa söyliye ve de hiç gülmiye…
– On…
– Yemeğin iyisini konuğa bıraka…
– On bir…
– Yemekten sonra elini yıkaya…
– Tamam! Ya söz söylemekte kaç edep vardır?
– Dört edep vardır.
– Say gelsin!
– Sert söylemeye ki ağzından tükürük saçmıya… Bir kişiyle söyleşirken başka yere bakmıya… “Sen-Ben” demeye, “Siz-Biz” diye… Elini, kolunu sallamıya…
– Peki, yol gitmekte kaç edep var?
– Sekiz.
– Say gelsin!
– Katı katı kasılarak yürümiye… Canavarcıkları ezmiye… Dört yanına bakmıya… Taştan taşa hoplamıya… Yoldan ayrılmaya… Kimsenin ardından gözlemiye… Büyüğün önüne geçmiye… Biriyle giderken bekletecek iş tutmıya…
– Ya nesne satın almakta kaç edep vardır?
– Üç… Yumuşak söyleye… Tadına azla baka… Aldığını geri vermeye…
– Gelelim, beyler katına varmanın kaç edebi var?
– Beş…
– Say gelsin…
– Vakitsiz gitmiye… Büyüklerin hepsine ayrıca ayrıca selâm vere… Uzak otura… Çok söylemiye… öğüt vermiye… Kerim Çelebi, Ahi Baha’ya döndü:
– Ne dersiniz? Daha sınayalım mı biraz?
Ahi Baba yargıyı erkâna bıraktı.
– Uygun…
– Elverir…
– Yontulmuş yeterince…
– Ak etti yol atasının yüzünü, aferiiiin!
Kerim Çelebi, Melik Bey’in eline bir yağlık örttü. Yol kardeşleri, ellerini bunun üstüne koydular.
Kerim Çelebi son öğütleri verdi:
– Ey oğul! Saygılı ol ki saygı söresin!… Sözün dolusunu söyle ki dinletebilesin! Bundan böyle sana şarap içmek, kemik ataraktan kumar oynamak yoktur. Gammazlık, kasıntı, karalamak yoktur. Kıskanmayacaksın, kim tutmayacaksın, zulmetmeyeceksin!… Yalan söylemek, sözden dönmek, namusa kötü bakmak gayet ayıptır ve de yoktur. Ellerin günahını görmezden geleceksin! Pintilik yoktur, hele hırsızlığı akla getirmek bile yoktur. Kuşanacağın kuşağın onurunu bil! Kılıç erliğine soyunmaktasın, “Ali’den üstün yiğit ve de Zülfıkâridan üstün kılıç olmaz” denilmiştir. Çabala ki, bu basamaklara yanaşabilesin! Kalk bakalım! öğütleri başı önünde dinleyen Melik Bey kalktı. Kerim Çelebi ortaya sordu:
– Kuşaklayalım mı ihvanlar? Ehli midir?
– Ehlidir.
– Yaraşıktır.
– Kuşaklansın!
Kerim Çelebi ahilik kuşağını aldı, dudaklarını kıpırdatarak okuyup üfleyip Melik Bey’in beline doladı, üç düğüm vurdu, ahilik palasını üç kez öpüp kuşağa soktu: Ey yoldaşlar! Gülbank çekelim, üçler, yediler, kırklar aşkına! Bir ağızdan başladılar-; Allah Allah illâllah… Baş açık, göğüs kalkan! Uğraşta kılıç alkan, eyvallah! Bu meydan er meydanı, düşenleri sormak olmaz. Yolumuz hak yoludur, geri durmak olmaz, eyvallah! Düşman kara karga, ahi yiğitleri şahan! Can baş Ahi Baha’mıza kurban, eyvallah! Tanrı birligiyçün, yol dirligiyçün, meydan erliğiyçün ölenimiz şehittir, cennetlik; kalanımız gazidir, muhabbetlik, eyvallah!… Yolumuza girdi Ahi Melik Bey, çabalaması yerini bula!
Devlet Ana Kemal TAHİR

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

İlgili Yazılar

Güncel Hava Durumu

Ankara
kapalı
9.2 ° C
10.7 °
8.5 °
73 %
1.3kmh
100 %
Paz
8 °
Pts
6 °
Sal
10 °
Çar
13 °
Per
17 °

Güncel Döviz Kurları

TRY - Türk Lirası
EUR
37,251
USD
34,256
GBP
44,715
JPY
0,229

Yolcu Potreler

YolcuDergisi Sayi 109 Portre | İsa ARAR

Portre | İSA ARAR

YolcuDergisi Sayi 102 Portre | Marilyn BUCK

Portre | MARILYN BUCK

YolcuDergisi Sayi 103 Portre | ALIYA

Portre | ALIYA

YolcuDergisi Sayi 104 Portre | Teoman DURAL

Portre | TEOMAN DURALI

YolcuDergisi Sayi 108 Portre | Fetva TUKAN

Portre | FETVA TUKAN

Yolcu Seyir Defteri

Seyir Defteri: 109

Seyir Defteri: Söz 2

Seyir Defteri: Söz 3

Seyir Defteri: Söz 4

Seyir Defteri: Söz 5

Heybe & İstikamet