HARUN REŞİD’E ÖĞÜTLER
Fadl b. Reb’i anlatıyor: Harun Reşid hacca gelmişti. Bana uğradı. Hemen karşıladım ve ey mü’minlerin Emiri bir haber gönderseydin ben size gelirdim, dedim. Harun;
– Bırak şimdi bunları, bir şey içimi kemirip duruyor. Bana birisini bul
– Süfyan b. Uyeyne’ye gittik.
– Süratle dışarı çıktı. Ey emir keşke birini gönderseydin, ben gelirdim, dedi.
– Bir müddet O’nunla sohbet etti. Halife
O’na;
– Borcun var mı? Dedi.
– Evet
– O’nun borcunu öde, dedi
– Dışarı çıktığımızda;
– Dostun işime yaramadı, bana nasihat edecek birini bul, dedi.
– Abdürrezzak b. Hemmam’a gittik.
– Hemen dışarı çıktı
– Keşke birini gönderseydiniz. Ben „size gelirdim dedi.
– O’nunla bir saat kadar sohbet etti. Sonra;
– Borcun var mı?
– Evet
– O’nun borcunu öde dedi
– Arkadaşın derdime derman olmadı, beni başka birine götür dedi.
– Fudayl b.’ lyaz’a gittik. Namaz kılıyordu ve bir ayeti tekrar edip duruyordu.
– Mü’minlerin Emirine kapıyı aç dedim
– Benim O’nunla bir işim yok dedi sonra
– Aşağı inip kapıyı açtı, odasına çıktı ve lambayı söndürdü içeri girdik. El yordamıyla O’na ulaşmaya çalıştık.
– Benden önce Harun’un eli O’na dokundu.
Fudayl;
– Şu ele bakın ne kadar da narin Yarın
Allah’ın azabından kurtulabilirse tabi.
– Halife O’na;
– Bize öğüt vermen için sana geldik
– Fudayl;
– Ömer b. Abdülaziz hilafete getirildiğinde üç alimi çağırdı ve onlara;
– Ben bir belaya maruz kaldım. Bana yol gösteriniz, dedi
– Sırasıyla ömer b. Abdülazize nasihatte bulundular.
– Allah’ın azabından kurtulmak istiyorsan dünyaya iltifat etmemek suretiyle oruç tut. Orucunu ölümle ac ki ötelerin nimetine kavuşasın mü’minlerin büyüklerini baban, orta yaşlılarını kardeşin, küçüklerini çocuğun yerine koy. Babana saygı göster, kardeşine iyi davran, çocuğuna şefkatle muamele et. Yarın Allah’ın azabından kurtulmak istiyorsan kendin için sevdiğini mü’minler için de sev. Hoşlanmadığın şeyi onlara reva görme dediler.
– Fudayl;
– O dehşetli kıyamet gününde senin halinden korkuyorum. Senin böyle danışmaların var mı?
– Harun ağladı,
– Fudayl devamla;
– Ey yakışıklı adam, Yaradan seni bu halkla olan ilişkilerinden sorguya çekecektir. Bu güzel yüzü ateşten korumak istiyorsan hiç kimseyi aldatma. Nebi (sav): Halkı aldatan kimse cennetin kokusunu alamayacaktır, buyurdu.
– Harun ağladı ve O’na;
– Borcun var mı? diye sordu
– Henüz hesabını vermediğim Rabbime olan borcumu mu soruyorsun? Bana onu sorar, ben de cevap veremezsem yandım işte o zaman, dedi
– Halife;
– İnsanlara olan borcundan bahsediyorum
– Rabbim bana o şekilde emretmedi. İnsanlardan ne rızık ne de beni doyurmalarını istiyorum. Şüphesiz rızık veren güç ve kuvvet sahibi Allah’tır.
– Halife O’na;
– Şu bin dinarı al. Onu ailene harca ve ibadet için güç ve kuvvet kazan,
– Hay Allah, ben sana kurtuluş yolunu gösteriyorum, sen bana böyle mi karşılık veriyor¬ sun?
– Sessizliğe büründü ve bizimle konuşmadı.
– Karısı Fudayl’a
– Be adam, ne kadar darda olduğumuzu görüyorsun o parayı kabul etsen de biraz rahatlasak.
– Fudayl;
– Geçimlerini temin ettikleri deveyi yaşlanınca kesip etini yiyen bir kavme benziyoruz dedi.
En’Nusun ve’l-Muteala’dan Sadeleştiren İsmail SARI











