Edep; kendinden bahsetmemekmiş!
Yazmayacaktım. Epey zamandır çekildim Heybe’yi yazmaktan. Ne zamanki Rabbim bir nefes daha müsaade verince, 80’li yıllarda beraber okumalarımızın olduğu bir genç kardeşim Kardiyoloji hocası olduğundan telefon ettim, nelere dikkat edeyim diye. Abi, “namazına dikkat et” deyince, Eyvallah dedim. Ömer İdris de Abi damarı açtın bir de Heybe’ye yol versen, dostlar da bekliyor deyince (Bu son kısmı gaz verme olabilir). Görülmese de genç cevherlerimiz hâlâ var, vira bismillah deyip aldık kalemi ele. Görelim Mevla’m neyler. “Geçmiş olsun” diyen, diyemeyen dostlara teşekkür ederim. Sağ olsunlar. Biraz işlere ara vereyim, biraz fazla kitap okuyayım diyerek önüme yığdığım ve okuduğum kitapları sizlerle paylaşayım; öncelikle yapaylıklardan kaçınıp kendi sesimiz olmalıyız deyip, Disiplinli okumayı yıllardır sürdürmeye çalışıyoruz. Kitabı bırakanlarla işimiz olmaz. Onlar konumuzun dışında. Belli konuda derinlemesine okuyabilenlere saygı duyarım. Fakat Meydan’a çıkmışsanız, saldırı her yönden olacaktır. Gençlik yıllarımızda Bütün cephelerde savaşmak zorundaydık. Bu yüzden okumamız her alanda olmuştur; ta ki sancak yere düşmesin. Bizim işimiz eski dervişlere benziyor. Helal kazançlarından emin oldukları evlerin kapısını çalarak bez parçaları ister, onunla hırka dikerlermiş; bu yamalı hırkaya da murakka derlerdi. Bizim bilgimiz de yamalıdır helalinden. Bu yüzden her konuda iki yüz elli gram bilgimiz vardır. Cahiliz yani. Tercih sizin. Okumaya bir örnek vereyim; Atasoy Müftüoğlu ağabeyimizi ziyarete gittik. Allah şifa versin. Rahatsız olmasına rağmen üç saat sohbet ettik. Daha doğrusu o konuştu, biz zevkle dinledik. Mavera dergisinden girip Maveraunnehir’den çıktık. Bu halde bile elinde uzun bir kitap listesi bunları yeni aldım okuyoruz diyor. Heceden çıkan: “Irmağın İçli Sesi” Atasoy Müftüoğlu kitabını da sohbetin üstüne okudum. Anlayacağınız keyfim yerinde. Okumaya devam. Yıllarca çocuklara okutmak için kitap arardık. Şimdi her yaş için yeterli olmasa da piyasada kitaplar var. Bunlardan biride Ahmet Efe’nin çizimiyle Mevlana’dan Hikâyeler: Felaket tufanından sonra ağlayıp sızlamışsın neye yarar. Kibirli ve gurur dolu bir yürek içi boş bir davuldan farksızdır, diyor.
Mazlumder’in Türkiye’de dine ayrımcılık raporu 2008. Basımı 2010 Kasım’da yapılmış bir saha çalışması. Dini ayrımcılığın resmi çıkarılmaya çalışılmış.
Kahramanmaraş valiliğinin Duran Boz editörlüğünde çıkardığı “kitaba çağrı sınavında insan” okumak ve yazmak üzere yazılmış makaleler toplamından oluşan bir kitap. İçinde şiirler de var. Okuyup akıllı bir liseli gence hediye ettim. Faydası olur.
Martin Lings’in “yakın risalesi”; hikmete yönelik bir kitap sufizmin lisanında mündemiç olan ve tüm dinlerin kalbinde yatan bazı evrensel hakikatlerin açıklanması gayretidir…
Çok güzel kokan kitaplardan biri de Orhan Okay’ın “silik fotoğrafları” önemli adamların portre çalışmaları tadı damağınızda kalan bir kitap. Halil Cibran’ın Ermiş ile Ali Şeraiti’nin “Dua”adlı kitabını tekrar okudum. Ali Şeraiti’yi çok mu hızlı okuduk geçtik? Yeni baskıları sıraya koydum. Âcizane tavsiyem (bize düşmez ama) edinin ve okuyun.
İsmet Özel kitaplarını iyice okudum ama İbrahim Tüzel’in “İsmet Özel şiire damıtılmış hayat” şiirini ve görüşlerini anlamada çok yardımcı olacak iyi bir çalışma.
Kemal Sayar’ın her şeyimin bir anlamı var. Yüzü ve Kalbi Gülen Psikiyatrist/Hoca. Zevkle okunan bir kitap. Hep bizi dinlerler ya (sizi bilmem ama psikiyatristleri ayrı bir zevkle okurum) hocayı dinlemek şifa niyetine iyi geldi. Kudret Bülbül “Zor ve Rıza küreselleşmeler arasında Türkiye” küreselleşmeye farklı bir yaklaşım, ben faydalandım.
“Dört iklimden esintiler” Mahmut Kanık’ın önemli yazılarından oluşan bir kitap. Mahmut Kanık, bana göre en iyi mütercimlerden biri. Özel başka bir yerde bulamayacağınız (eski bir dergici değilseniz.) çok özel yazılar/şiirler. Mahmut Kanık tercümelerini özellikle arar, alırım. “Genç Müslüman’a Modern Dünya Rehberi” Seyyid Hüseyin Nasr’ın tekrar okunması gerekir kanaatindeyim. Özellikle gençler. Bülent Akyürek’in Çöldeki Penguen’ini tekrar okudum. Hoş bir kitap. Sezai Karakoç’un Çıkış Yolu 4 meydan konuşması. Köklerimiz ve medeniyetimizi anlamada önemli. Mustafa Kutlu’nun Zafer yahut Hiç kitabı öncekiler kadar tat vermedi bana. Şehir hayatına çok mu bulaştık acaba. Hilmi Yavuz’un İslam’ın Zihni Tarihi. Lezzet aldığım kitaplardan biri oldu. Satır aralarını merak edenler için.
Bu köşe kitap tahlil yeri olmadığı için ayrıntılara girmedim. Kitapla okuyucunun arasına girmemeliyim diye düşünüyorum. Aslında sanatsal ürünlerde de böyle olmalı, mesela şair şiiriyle okurun arasına girmemeli… Uzatmadan gönderilen maillere -yoksa maillerle gelen ürünleriniz mi demeliydim- geçelim. Veya e-postayla Mektupları gelmeyenler. Ben mektuptan yanayım. Mektup sahibini ele verir. Önceden cezaevinden gelen mektupların içinde güvercin kanadı olurdu. Ucu yanık mı, yırtık mı belliydi. Mailin ucu yanar mı? Güvercin kanadı koyabilir misiniz Maillerinize. Trabzon ekmeğinin kokusu ve buğusunun peşindeyim. Yemek hiç umurumda değil. Bu yüzden mail olarak gönderdiğiniz ürünler üzerinde yorum yapmaya çalışacağım. Allah sonumuzu hayırlı etsin. Mısır firavunu devrildi ya gözüm arkada kalmaz. Tahrir Meydanı’nda hamsi ızgara yapmaya gideceğiz. Gelenler soğan getirmeyi unutmasınlar.
Merhabalar, ben Said ÖNDEGELEN. 22 yaşındayım, Mersin Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölümünden henüz mezun oldum, Nevşehir’de ikamet etmekteyim.
Kendimce yazınla, özellikle şiir ve öyküyle birlikte bir yaşam biçimi oluşturmaya çalışıyorum. Buna mukabil şiire karşı olan bağlılığım bir heves ilişkisinden öte, modernleşen, tüketilir değerler üzerine daha çok eğilen bir topluma- “dar kalabalıklar”a sessiz kalamayışımın bir dışavurumu; gözlerindeki bağı koparan bir bireyin iç sesinin protestosudur. Bu hayat duruşuma yakın hissettiğim köşenize şiire varmak için çabalarımı göndermeyi bir çıkış olarak gördüm. Dışavurumlarından 5 tanesini ek’te gönderiyorum. Bu çalışmalarımın sizin elinize ulaşması başlı başına beni memnuniyetin ötesine taşıyacaktır. Teşekkürler… Diyorsun. Şiirlerin hakkında yorum yapmayayım. Erken. CANCAĞIZIM’ı daha çok beğendim. Değerlendirilmek üzere şiirlerinize el konuldu. Çok oku az yaz. Selamlar.
NİL SEFA ÖNEŞ; AŞK GELİYORUM DEMEZ adlı öyküsünü paylaşmış bizimle. Teşekkür ederiz. Akıcı bir dil. Kurgu fena değil. Adam olmazsa, olmaz derdim. Olacağı için söyleyeyim. Fazlalıkları at. Örnek vermek gerekirse “ama soru soramadım. Nedenini ben soracaktım ona ama sormadım”. Soru, ben, ona fazla değil mi? Ustalardan okuyun. Hikâye olgusunu elde etmek için çok okuyun. Yazarın en büyük tuzağı kalemdir, der C. Zarifoğlu. Kalem geçiştirmek ister. Kalemi kullanın, kaleme bırakmayın. Selamlar.
CEMILE BAYRAKTAR’IN “Bazı Bazı Tahrir, Biraz Biraz Devrim, Tekrar Tekrar Aşk”adlı şiirini beğendim. Uzun dergimizden çok daha uzun, Ömer kardeşim nasıl sığdırır bilmem. Sağlıcakla kalın.
Nuray ŞAHİN/Antalya- Yazınızın başlığı “HAYAT DEDİĞİN BİR ANLIK”. Beğendim. Yeni ürünlerinizi bekliyorum
Selami Ay; Düşüş adlı denemenizden bir bölümü buraya alayım… “Sustuk. Karanlığın derinliğine doğru düşüşümüz devam ediyordu. Gariptik. Garip doğmuştuk ve ölümümüz garip olacaktı. Ve fark ettik ki ellerimiz çamurlaşmış. Işığı, sözü ve emeği hissetmez olmuşuz. Bir tek âdem’in düşüşü kalmış aklımızda. Âdem’in düşüşü, yani insanın, insan olanın…” yeni denemelerinizi bekliyoruz Yayımlansın derim ben ey yayın üssü.
BURAK AKARSU; -selamunaleyküm. abi 1987 Terme/Samsun doğumluyum. ondokuzmayıs üniversitesi matematik öğretmenliği 4. sınıf öğrencisiyim. elimden geldiğince okuyorum ve bir şeyler yazabilmek için uğraşıyorum.yorumunuz için şimdiden çok teşekkürler. selam ve dua ile… demişsiniz.Eyvallah. Yazını aldık kabul ettik. İki adımlık uzaktayız. Tanışalım. Çaya bekliyoruz.
UMİT ERKOL- nisan çiçekleri adlı şiir, sanırım mühür dergisinde yayınlandı. lal beste, tirat şiirlerin için teşekkürler. Sıraya konuldu. Kardeş taze şiirlerini bekliyoruz.
Tuncay Öğreten-el-Muhyî, Bu Tren Gider adlı iki şiir göndermiş. Yeni ürünlerinizi bekliyoruz. Şiirleriniz dergide yayımlanacak tarzda değil. Sevgiyle kalın.
Zekai GÜNAL Şiirlerinin Başlıkları; Bir Çocuk Kalbiyle Konuşuyordu, Kuş, Ölüm Ve Baba, Nereye Kadar Tebessüm Dağıtan Uyarıcı Sizleri Çok Seven Âliniz Kendini Attığın Yerden, Başkası Kurtaramaz Seni.
Hatice Eğilmez Kaya; merhaba Yolcu dergisi birkaç şiirimi ve bir de denememi gönderiyorum. bir hayli vakit önce şiir göndermiştim size fakat cevap gelmedi sizi msnede görünce “yine göndereyim” dedim cevap bekliyorum baki selam. Bu arada genel şeyler söyleyeyim. Ustaları bolca okuyun. Yazı/ürünlerinizde fazlalıkları atılmış bir şair sorumluluğu ile itinalı çalışmalarınızı gönderin. Hoşça kalın.
MUSTAFA KÖNEÇOĞLU- Şair Farkı Adlı Şiirle Konuk Oldu Yolcuya İyiler Arasına Yazıldı Şiiriniz Kardeşim Yenilerini Bekliyoruz. Selamlar
Merhaba, ben Ferhat Dönmez, ondokuz yaşındayım, Konya’da yaşıyorum, elimden geldiğince edebiyatla ilgili her dergiyi takip etmeye çalışıyorum, size iki tane şiirimi gönderiyorum, umarım beğenirsiniz ve bir yer ayırırsınız sayfalarınızda. Teşekkürler. Diyorsunuz. Yaşınıza göre şiirleriniz gayet iyi. Fanteziye ve gelip geçiciye kapılmadan yaptığınız yeni çalışmalarınızı bekliyoruz. Niçin böyle söylüyorum? Bu yaşlarda böyle tehlikeler olabilir diye. Kendi adıma konuşayım, beğendim. Sıraya konuldu şiirleriniz.
NOTLAR:
Şair Adem Turan kardeşimizin annesi, Ahmet KEKEÇ dostumuzun ve EğitimBirSen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun da babalarının ve Turan KÖMÜRCÜ Abimizin vefat ettiğini öğrendik mekânları cennet olsun.











