Seyir Defteri: Söz 19

YürüyüşSeyir DefteriSeyir Defteri: Söz 19

     Acısı benzine vurmuş bir yüreğin kıyılarında geziyoruz. Adımıza kayıtlar düşülüyor dört bir yanında yeryüzünün. Kalbi sökülmüş bir çağa tanık olmamız, dahası iman etmemiz isteniyor. Demokrasi, hür dünya, globalizm gibi terimleri güçlülerin ideolojisi haline dönüştürerek üçüncü kuşak sömürge söylemini geliştirmeye çalışanlar giriştikleri savaşın uzun yıllara yayılacağını fısıldıyorlar dünya halklarına. Tarihte geliştirilen emperyalist faaliyetlerin ilk dönemi iki dünya savaşıyla sona ermişti, ikinci evre ise işgal edilen bölgelerden çekilen dünya sisteminin, değişik coğrafyalarda oluşturdukları yapay devletler eliyle egemenliklerini sürdürmeleriydi. Bugün ise Pax Americana denilen, kökleri eski Roma’ya dayalı, merkezi Washington olan yeni bir saldırıyla karşı karşıyayız. Akdeniz havzasının tümüne dolayısıyla o zamanki bilinen dünyanın önemli bir bölümüne sahip olan Roma imparatorluğu, Pax Romana (Roma Barışı) adıyla geliştirdiği yapıyla, dünyada barış ve istikrarın ancak kendi yönetimi ve kuralları altında gerçekleşebileceğini, aksi durumun ise savaş nedeni sayıldığını ilan etmişti. Bir bakıma herhangi bir devletin Roma ile barış yapması demek, Roma’nın egemenliğini kabul etmesi demekti.

    Gerekçesi ne olursa olsun bugün yıllar sürecek bir saldırı başlattığını açıklayan Amerika, tarihi Roma’nın işlevini ve misyonunu yüklenmek isteyen bir çizgiyi benimsemiş ve dikte ettirmeye azmetmiş görünüyor. Bu savaş makinesinin ekonomik alandaki ideolojisi liberalizm, enformatik ayağı üniversiteler, uluslararası haber ajansları ve medya, uygulama alanı ise Müslüman halklardır. Kurgulanan dünya sisteminin, toplumların geleceğini güvenli ve istikrarlı bir biçimde denetimde bulundurmasının ana koşulu tek sahici reflekslere sahip bulunan İslam’ı teslim alabilmektir. Amerika’nın istediği çizgide bir inanç ve düşünce sistemi haline gelip uysallaşana kadar İslam’ın temsil ettiği dinamik değerlere karşı saldırılar devam edecektir. Elbette ki 11 Eylül saldırılarını hangi inanç ve düşünce sistemine ait olursa olsun rijit bir gurubun, yılların biriktirdiği bir öfkenin dışa vurumu olarak gerçekleştirdiği savından yola çıkarsak, binlerce insanın ölümünün kabul edilemez olduğunu söylemek gerekir. Ve elbette ki böylesi bir şiddet, yeryüzünün dört bir yanında halen yaşanmakta olan Müslüman kıyımının daha da artarak devam ettirilmesine gerekçe ve mazeret olamaz. Ki bu tür kompleks bir eylemin İslamcı örgütler tarafından gerçekleştirildiğine dair tatmin edici hiçbir delil ortaya konmaması hayli düşündürücüdür. Yönetimleri global sistemin yanında yer alsa bile halkların belleğinde kodlanmış Amerika imajını iyi okumak gerekir. Onlarca yıl üzerlerine çöreklenen zulüm mekanizmasına merkezlik yapan bu ülke, yaptığı hataların muhasebesini yapmak yerine, işlediği cürümleri uluslararası hukuk kılıfına büründürerek yaygınlaştırdığında, karşılığının ne olabileceğini bilmesi gerekir. Kaybedeceği hiçbir şeyi olmayanlara karşı kaybedeceği birçok şeyi olanlar, bunun da hesabını yapıyor olmalılar. Tedhiş fitili ateşlendiğinde şiddetin nerede patlayacağı ve nelere mal olacağını kestirmek zordur. Öyleyse yaşanabilir bir dünya; adalet, özgürlük ve erdemli bir hayat için şiddetin damarlarımızı zehirlemesine izin verilmemeli.

Saygıdeğer Okur!
İsmet ÖZEL, “Tahrir Vazifelerin de şöyle diyor; ” Birlikte bulunduğumuz süre boyunca, sanma(yın) ki, ‘biz’ yazmak ve anlatmakla uğraştık, ‘siz’i de okumak ve anlamaya çalışmakla uğraştık. Görünüşte elbette ‘biz’ kelimeleri kâğıt üzerine diziyoruz, yine görünüşte ‘siz’ bu işaretlerden kendince anlamlar çıkarıyor, bu anlamlan kendi yapınızdaki yerlerine yerleştiriyorsunuz. Ama her ikimizin de hangi ihtiyacı karşılamak üzere böyle davrandığını düşünecek olursak, ‘siz’i ve ‘biz’ bulunduğumuz yere iliştiren ortak bir bağ olduğunu farkederiz.”

Dünya, çelişkiler ve kaos eksenine doğru hızlı bir biçimde irtifa kaybediyor. Hangi inanış veya düşünceden olursa olsun ” içimizdeki beyinsizler” ve “kalp taşıyan kalpsizler” kalitesizliğine, düşmeden bir kardeşlik türküsü dillendirebilirsek iyi bir iş yapmış olacağız. Sizler bizi, bizler buradan sizleri okuyoruz. Tükenmez özge iklimlerin coğrafyasını kuruyoruz düşlerimizde. İçinizdeki ateşle ısınıyoruz, serinliğinizde nefes alıyoruz. İyi ki varsınız, diyorsunuz ya; asıl siz iyi ki varsınız. Kalbinize sahip çıkın ve birkaç damla gözyaşı olsun içinize akan. Yeni yayın dönemine girdiğimiz bu ilk sayıda fiyatımızı birazcık (1.250.000) artırmamızı mazur göreceğinizi biliyoruz.

Lütfen duayı yürek başınızdan eksik etmeyin ve sevgiyle kalın.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

İlgili Yazılar

Güncel Hava Durumu

Ankara
açık
21.8 ° C
21.8 °
19.6 °
64%
0.5m/s
1%
Per
32 °
Cum
33 °
Cts
34 °
Paz
32 °
Pts
28 °

Güncel Döviz Kurları

TRY - Türk Lirası
EUR
37,251
USD
34,256
GBP
44,715
JPY
0,229

Yolcu Potreler

YolcuDergisi Sayi 109 Portre | İsa ARAR

Portre | İSA ARAR

YolcuDergisi Sayi 102 Portre | Marilyn BUCK

Portre | MARILYN BUCK

YolcuDergisi Sayi 103 Portre | ALIYA

Portre | ALIYA

YolcuDergisi Sayi 104 Portre | Teoman DURAL

Portre | TEOMAN DURALI

YolcuDergisi Sayi 108 Portre | Fetva TUKAN

Portre | FETVA TUKAN

Yolcu Seyir Defteri

Seyir Defteri: 109

Seyir Defteri: Söz 2

Seyir Defteri: Söz 3

Seyir Defteri: Söz 4

Seyir Defteri: Söz 5

Heybe & İstikamet