“Yaşamak Direnmektir!” diyor Hüseyin KILINÇ, gönderdiği yazısında ve bizde heybemizin bir köşesinde saklayacağız bu sözü. “Ayrık otlarına, diksenlere inat, dünyanın griliklerine inat, kırp kırmızı güzellikler sunabilmek…” diye ekliyor. Ne de güzel söylüyor. Alptekin Gökhan ŞAHİN, yalnızca burada yayınlamak üzere uzun bir şiir göndermiş; “Dostlara Selam Olsun” başlıklı ürününden bir üzere uzun bir şiir göndermiş: “Dostlara Selam Olsun” başlıklı ürününden bir bukle alıyoruz buraya: “Bir akşam üstü/Manolya kokulu balkonda/Beynimdeki çatışmaları İzlersin/Düşünürsün durursun hayatı, anneni, babanı, dostlarını/Kaybettiriler sana ve kaybedersin…” İçel-Anamur’dan Fatih DEMİR dost, “Saçlarından Akdeniz Dökülüyormuş”. Yazık ki biz kuzeylilerin sadece dergimize kapak olmuş çoraplı fotoğraflarımız var. Abonelerimizin kendi aralarında yazışması teklifinizi burada seslendiriyoruz. Artık herkes senin Olay Matbaası, Atatürk Anıtı yanı, İçel-Anamur’da olduğunu biliyor. İsteklilere duyurulur. Mustafa: UÇURUM kardeşimiz “Mart Koymuş Özgürlüğün Adını” sabır ve kolaylıklar diliyor yeni çalışmalarını bekliyoruz.
“Edep dara çekilir, edepsiz alkış tutar/ Gözyaşlarımı tutarsam derya yuhalar beni/ buyur eder içeri arsızlık kapı açar/ Adımımı atarsam haya kovalar beni” Sade SALİH kardeşim bu küçük dizeyle seslenmiş bize, amenna. Trabzon’daki kavi adamımız Aydın kardeşimiz! biraz daha gayret olacak gibi. Ve Aybüke SARAN bize netten ulaşan bir başka dost! “Okulun Elinden Alınması Demek” başlıklı yazısında; “Karanlığın seni örttüğü anda aydınlıklar için O’na sığınmak ve gözlerini kapamadan önce, usulca ‘merhamet’ demek” diyor. Evet merhamet, kardeş! Buzdan şatoları eritecek en güzel yargı. Yeni çalışanların daha da güzel olacak inşallah bekliyoruz. Mardin/Kızıltepe’den M.Fatih AKMAN, uygun görülürse şiir denemelerini yayınlatmak istiyormuş. Başımızın üstünde yerin var. Bilinir ki her türlü yürekten katkıya açığız. Mektubunla birlikte gönderdiğin şiirin üzerinde çokça çalışılmasında fayda var. Samsun’dan Havva ÇAKIR “Rabbin Huzurunda” adlı denemesiyle bize ulaşmış. Sevgili Kardeşimiz sahici ve inatçı okumalardan sonra yazmayı denerseniz sanırız daha iyi sonuç alabilirsiniz. Sizi bekliyoruz. İstanbul’dan bize bir dosya halinde çalışmalarını ulaştıran Halime Seher ÇELİK, ürünlerinizi inceledik, Heybe’yi yazan kişi olarak şahsen en çok “El kızlarını burun kıvırdığı / Kaç numara olduğu belli olmayan / Dantel yumaklarının dibiyim / Her arandığımda bulunabilmeliyim / Çünkü yedek kulübesindeyim / Öz(et)lendirdiğim bir geçmişim var” dizelerin sevdim. Diğer çalışmalarınız yayın kuruluna emanet. Sanırım güzel kanaatlere sahipler. Lütfen ilginizi kesmeyin, yanımızda durun. Ve son anda elimize ulaşan bir dosya daha; yine İstanbul gönderisi… Elif KURT dostun çalışmaları. Oldukça başarılı bir tarzınız var. ancak hikayedeki şu aksaklıklar giderilirse iyi olacak: Hikayeniz (Yolculuk Hikayesi) ders verir gibi duruyor, böyle olmamalı, olayların hızlı gelişmesi öykünü çapına uygun değil. Ve gereksiz ayrıntılar… Okurun, düşün ve hayal gücünü işgal etmemelisiniz. Bulduğunuz herhangi bir damar üzerinde yoğunlaşırsanız daha güzel olacak. Bunlar acizane benim bulduklarım. Ayrıca şiirlerinizde anlam bütünlüğü üzerine çalışırsanız iyi olacak. Küçük kısa denemelere ne dersiniz haydi bekliyoruz. Bizimle yeni tanış olan biri olarak, biz de sizi sevdik. Selamlar.
Derginin zamanından biraz sonra çıkmak gibi bir alışkanlığı edindiğini gözlemliyorsunuz sanırım. Burada bir numaralı müsebbipler, söyleşi bölümünü hazırlayan ve Trabzon Samsun hattında at koşturmak, ev geçindirmek, sair işlerle iştigal etmek gibi birçok meziyeti taşıma gayretinde olan dostumuzdur. Buradan açıkça ilan ediyoruz. Söyleşinin muhataplarında işi savsaklama gibi bir alışkanlıkları var. Ya da bize mi çatıyor bilmiyoruz. Bu sayıda da öyle oldu. Söyleyişiyi yurtdışına taşıyalım ve klas bir durum oluşsun diyerek Abdulkadir Es-Sufi’ye ulaştık. Sorularımızı sorduk ama beklemekten de ağaç olduk, inşallah bir daha ki sayıya.
İzmit’ten bize ulaşarak gönüllü temsilciliğimizi üstlenen Bülent Şahin ERDEĞER dost, diğer yandan Kıbrıs temsilcimiz olan Kaya EMİROĞLU sizlerden güzel haberler bekliyoruz. Samsun’dan Zafer ÖNER, Niğde Bor’dan Murat SOYAK, Osmaniye’den M.TÜRKMENÖĞLU, Malatya’dan K.BEŞİROĞLU, Kayseri’den B.KARTAL, Konya’dan E.ERDOĞAN, Erzurum’dan Mustafa GÜRBÜZ, bizleri şiirleri ile selamlamışlar. Hepsine mahsus selamlar. İçel Anamur’dan M. Ali DEMİR, Hakkari’den A.CAN, Van Erçiş’ten Yunus YAVUZ, “Devrime az kaldı dostumuz, birkaç çalışmanızı daha gönderin. Eşinize selamlarımızı iletin.” İstanbul, Bayrampaşa Cezaevi, C-16’dan Tamer ÇİLİNGİR, Aydın Nazilli’den H. KURNAZ bize ulaşanlardan, yüreklerinize sağlık… Klas duruşlarıyla tarihe not düşen İstanbul’da Hayrettin KARAMAN, Ankara’da M.KURT ve A.YASAN hocalarımıza selamlar. Son olarak A.Fatih UYLAŞ’ın gönerisiyle Heybemizi noktalıyoruz. Kalın yüreğinizdeki sıcaklıkla. “Yolcunun Heybesi deliktir / Dervişin gönlü yanıktır / heybeden düşen dervişe ram olur/ Yangına gelen gönle mihman olur!”
GÖNDERMELER :
1- İzzet dost! ne olurdu ki hep orada kalaydın. Bir apartmanın son katında. Kendi dünyanda binbir serüven yaşasan dışarı çıkmasan, ortadan kaybolsan, gelene kapıyı açmasan da. Şileydik ki oradasın, ne güzel olurdu.
2- Fikri dost! hala masamızın üzerinde senden yadiğar kalan daktilo ile idare ediyoruz; Olympia! Bazen takılıyor tam önemli yerde. Yazılar üst üste biniyor ve biz çileden çıkıyoruz. Görenler bu dergiye de bu yakışır diyor. Ve Ahmet Abinin eline bakıyor kendini. Bir daktilonun yüreği olur mu hiç. Biz de inanmıyoruz tabi ama, içten içe bir inilti tuşların dalgın hışırtısıdan gülümsemelerini getirip masanın üzerine bırakıyor. Gözlerimiz buğulanıyor. Haydi gel takılalım peşine ve bizi hüzün pasından kurtar emi.
3- Dergimiz adına İstanbul Feshane’deki fuara katılan Abdulbaki AKYÜZ dosta Elazığ kitap fuarına kendi çabalarıyla katılan Havva KESKİN ve arkadaşlarına bizim bağrımıza bastığımız, burnu büyük medya organlarına inat Marmara FM’de dergimiz merkezli program düzenleyen Adem ÖZBAY ve radyodaki dostlarımıza teşekkürlerimizi iletiyoruz.











