Ana Sayfa Yürüyüş Heybe HEYBE | SAYI 29

HEYBE | SAYI 29

Adem oğluna,
Adam olana,
Kalbi olana SELAM!

Sonbahar. Eylül. Titriyor kalbim. Yılın bu mevsimi, mevsimin bu ayı herkesten biraz daha fazla dokunur bana. İçim kırık dökük ve bu yüzden biraz kırık dökük olacak sözlerim. Başlayalım:

Ağustos ayı sonlarıydı. Ortağım Ali S. “haydi” dedi “atla bizim dorunun terkisine, bize durmak yakışmaz”. Böyle çıktık yola ve çayımızı Ünye’de içtik. Böğürtlen molaları arasında tırmandık Canik Dağlan’na. Kartal yuvasını andıran Akkuş’a dost kılana hamd, dosta ve dostluğa selam ile girdik ve selamımız daha şehre girişte dostumuz Ali Ç. tarafından icabet buldu. Dost meclisinin sözü olur, sazı olur dedik, çaldık söyledik, güldük ağladık. Bazı mektuplarınız Argan Yaylası’nın eteklerinde bu kartal yuvasında okundu. Dönüşte Terme ve Tekkeköy’e dokunup geçtik.

Dost olmak, dostluğa vefakar olmak önemli. Eğer bir dosta sahipseniz tutun yakasından ve bırakmayın. Kendinizi dost olunacak kıvamda tutun. Unutmayın bizler Yolcu’yuz ve en çok biz biliriz dostluğun ve dostların kıymetini. Dost olmaya en layık olanlar biziz ve biz olmalıyız daima.

Aliya İzzet Begoviç. Onu adını duyarken, onu anarken titriyor ayaklarım. O, ümmetin onuru, delikanlı ihtiyar. Onunla aynı çağda yaşıyor olmak bile bizim için bir onur. Ümmetin feraseti Begoviç. Bir akşam haber saatlerine düşen son dakika haberiyle korkuttu hepimizi. Bildiğimiz şu an hasta yatağında. Ve eminim hala kocaman, dipdiri bir ümmet kuruyor düşünde. Allah’tan kendisine acil şifalar diliyorum. Bu heybeyi eline alıp okuyan tüm dostların bu cümleden sonra durup ona dua etmelerini istiyorum.

“Başkalarının aşklarıyla başlıyor hayatımız/ ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla” diyen İsmet Özel kalemini çekti gazetelerden dergilerden. Ama biliyoruz ki durmayacak kalemi. Herkesin sustuğu dönemde yüksek sesle bağıran bir sestir Özel. Gerek yazdıkları gerekse verdiği röportajlar dolayısıyla birçok şey konuşuldu, konuşuluyor ve koşulmah, yazılmalı. Ama şu unutulmamalı ki İsmet Özel her şeyden önce yaşadığı döneme şiiriyle damgasını vurmuş bir şairdir ve eli havadadır hala yeni damgalar için. O bize peygamberin “döndüğünde bütün gövdesiyle” döndüğünü hatırlatandır. Selamlıyoruz İsmet Özel’i, çünkü “aynada kendi iskeletini gören kaç kişi var şunun şurasında”.

Annenin Adı Hûda Kaya Çocukları Nurcihan ve Nurulhak. Yıllardır “Özgürlük ve Adalet” için yürüyüşlerine devam ediyorlar. Kutsalları uğruna başlarına gelmedik eza ve cefa kalmadı. Aylarca hapis yattılar. “Pardon yanlışlık oldu.” Denilerek serbest bırakıldılar. Şimdi Hûda Hanım’ın kızları yeniden cezaevinde. Kimseden ses seda yok. “Kimsesizlerin Kimsesi”ne havale ediyoruz.

Geçen sayı mektuplarınızın azlığından yakınmıştım. Anlaşılan sitemimiz cevap bulmuş. Önce derginin heybesi sonra da benim işporta çanta mektuplarınızla dolup taştı. Yeni ve daha geniş bir çantanın arayışı içine girdim. Bu vesile ile tüm dostlara teşekkürlerimi iletiyorum öncelikle. Mektuplarınızla devam edelim şimdi.

Sümeyye Yüksel Üstündağ kardeşimiz bize altı denemesini göndermiş. Bu senin Türkün Anne bana daha sıcak geldi ve derginin dosyasına iliştirdim. Diğerleri de güzel elbette ama kelimelerin seçiminde biraz daha özen gösterilebilir. Cümle kurgularında doğallığı korumak kadar özenli olmak bununla birlikte kelimeleri de fazla hırpalamamak gerek.

İstanbul’dan Selman Kahriman Yine Sonbahar, Cennetim Olur musun ve Gitmek adlı şiirlerini göndermiş. Şiir zorlu bir iş. Yazı dilinden kurtulmak gerek, bol bol da okumak. Selman’ın iki mektubuna iki ayrı selam.

Mersin-Anamur’dan yazan F. D. Mektubun içerisinde isminiz böyle geçiyor zarf ise arkadaşlar tarafından biçimsiz açıldığından (arkadaşlar ellemeyin mektuplarımı) üzerindeki isminiz de kayıp. Erzurum’daki Yolcu okurlarını bir araya getirme, site üyeleri ile mesajlaşma gibi andığınız çabalarınız beni sevindirdi. Umarım diğer Yolcu dostları da buna kayıtsız kalmazlar. Kolay gelsin.

Ordu-Efilli’den aramıza sesiyle yeni katılan Erol Altuntaş, sana selam.

Malatya’dan Vedat Bağcı kardeş. Sürgün adlı şiirinizde bazı bölümlerde aksamalar var. “hicabından” kelimesi şiirin genel söz seçimine uymuyor. Biraz daha öz bir söyleyiş senin için zor olmayacaktır sanıyorum.

İstanbul’dan Hatice Kübra. Son Durakta Bir Mekanı Anlatmak biraz dağınık kahramanlar silik. Bu özellikli bir tercih de olabilir ama pek oturmamış selamlar.

Trabzon-Akçaabat’tan yazan Yahya Kurtkaya, Düşkün Düşüm dosyaya alındı. Üç noktalar ne kadar fazla öyle ve bana kalırsa bir çoğu gereksiz. Sonucu yayın kurulu bilir.

İstanbul-Draman’dan Adnan Ateş. Sen bize kaleminin gücünü düşürmeden yazmaya devam et, ben sana bir takım sertifikalar yollayacağım. Gönlüne sağlık.

Trabzon’dan Neslihan Küçük, dergimizin eski sayılarından bir çoğu tükenmiş durumda. Sanırım bu konuda size yardımcı olmayacağız. Yeni çalışmalarınızı biraz daha çalışılmış olarak bekliyoruz. Ahmet Usta oradan ayrılalı Trabzon’a dair bilgi alamaz olduk.

Gaziantep-Araban’dan Yunus Emre, lütfen acil olarak İsmet Özel ile irtibata geç, zira Özel kendisini kolaylıkla anlayan birini görmekten memnunluk duyacaktır. Yolcu’da yayınlanan yazıların hiçbir kutsiyet özelliği yok. Yani ifade ettiğiniz gibi anlamamışsanız otuz defa okumanız gerekmiyor, tavsiyem oraları atlayın. Geriye bir şey kalmıyorsa eğer işte o zaman dergiyi tam sayfa açarak sofra altı yapabilirsiniz. Doğru ben de ölçtüm yenilgi sayfası tek başına bir sofra için yeterli değil. Mümkün olursa en kısa zamanda dergi ile birlikte sofra bezi dağıtacağız. Yolcu’da ayet hadis yer almıyor diyorsunuz. Şöyle cevap vereyim: İnsan da bir ayet değil mi? Ya da beyaz eşya kullanma klavuz kitapçıklarında niçin “açarken besmele ile açın” yazmıyor. Evet dediğiniz gibi Allah bize niçin S. Karakoç, M. A. Ersoy vb’den dergiye şiir aldınız diye hesap sormaz ve tabi ki niçin almadınız diye de. Bir de sanırım sözlüğünüz yok, silüet “sadece kenar çizgileri belli olan görüntü veya bu şekilde yapılmış resim” anlamına geliyor. Selamlar.

Antep-Nurdağı’ndan Mehmet Dal kardeşim. Kontenjanlarımız dahilinde gereken düşünülecek. Lütfen bize öğrenci belgesi gönderiniz.

Erzurum’dan Nazlıgül Kolik. Dörtlükleri boş ver. Yollar, Yıllar ve Biz daha güzel olabilir. Dualarınız duamız olsun. Selamlar.

Maraş’tan Ezgi Gül, merhaba. Nev Bahar Çağrısı güzel ama Kent Solumaları’nda bir şeyler eksik, belki içsellik. Yeni ve yenilenmiş çalışmalarınızı da gönderin.

Erzincan’dan Fazlı Karaslan, Erdal Keskin’e selamlarımızı iletin. Gönderdiğiniz çalışmaları M. Karaosmanoğlu’na vermeyi gıyabi muhabbetinize bağlı olarak daha uygun buldum. Gerisini o bilir.

Ankara-Haymana’dan Tahir kardeş, Doğru ve Nokta biraz daha uğraş istiyor. Pek düzenli olmayan bir hayatın içinden düzenli bir haberleşme olmuyor gördüğün gibi. Ama unutmuyoruz seni. Postallarına bakarsan zordur günler, sen ayı takip et. Selamlar.

Ankara’dan Serkan Uzun dost. Nasihat’ınızı aldık. Yazılarınızı da bekliyoruz.

Gümüşhane-Kelkit’ten Fatih Arslan, Buyrun, Cevizi Kırmadan Yiyelim demişsiniz. Benim için biraz zor olacak ama yazınızı gelecek dosya için ayırdım. Gerisi Allah kerim.

Ordu-Ünye’den Emin Palabıyık, Özgürlüğün Ateşi’nde şiire biraz daha var. okuduğunuzu umuyorum. Selamlar.

Bolu’dan Atavi O. Erdemir, Susku yayın kuruluna havale edildi. Başka neler var, onları da görelim.

Yine Bolu’dan Kenan Kurban, dualar karşılıklı. Çay da olsa güzel olurdu ama neyse. Selamlar.

Maraş’tan Zekeriya Yağmur merhaba. Mektubunuz gerçekten güzel bir mektup olmuş. Evet dediğin gibi “hayatta üç şeyin provası olmaz: ölüm, aşk, dostluk”. Dostça kalın.

Elazığ-Karakoçan’dan Esra Bertan, denemeleriniz dikkate değer ama elbette daha alınacak yol var. Bol bol deneme okumak gerekiyor. Bir yandan okumak bir yandan da yazmak. Ama yazdıklarınız kolayca üzerini çizebileceğiniz şekilde olsun, yırtıp atabilmelisiniz. Hayallerde Kalan, Hayalet Düşler yırtılmaya kıyılamayacak kadar güzel dizayn edilmiş, öyle olmasın. Elbette emek verip ortaya koyduğunuz şeyi gözden çıkarmak zordur, fakat yırtamazsanız yeni adımlar da atamazsınız. Yol alacağınıza eminim ve sizden de yeni ve yenilenmiş denemeler bekliyorum.

Muğla-Fethiye’den Cahit Öztürk azadlık bir kart göndermiş, selamını ekleyip, bizden de selam.

* E-maillerinize geçelim şimdi. Yalnız şöyle bir sorun var; bazı arkadaşlar iletilerine isimlerini eklemeyi unutuyorlar ve doğal olarak e-mail adresinden göndereni tespit etmek mümkün olmuyor.

İlyas Şahin bize Yıldızım, Düşse Zihne Tomurcuk, Keşf-i Kalp gibi şiirler ve Krallar, Köleler ve Barış Muhafızları adlı denemeler ile ulaşmış. Şiirlerin bazıları konu itibariyle düz metin halinde de yazılabilir, denemelerde ise biraz daha uğraşmak gerek.

Eyüp Taşçı Prenses adlı şiirinizi dosyamıza attım, gerisi yayın kurulunun kararı.

Mehmet Akif Koca, şehre ait şiirleriniz oldukça düz bir şekilde ilerliyor. Kurguyu ve kelime seçimizi daha güzel yapabilirsiniz.

Serhat Darbaş, gerçekten şiiri istiyorsanız biraz daha alınacak yolumuz var. eğer taliplisi iseniz usta şairleri okumayı elden bırakmayın, selamlar.

Kayseri Talas’dan Oğuzhan Başkan gönderiniz korumaya alınmıştır.

Adnan Karakaş, Suskunluğa Tutkun Bir Yarı Delinin Günlüğünden güzel ama sonucu Editöre havale ettim, selamlar.

Yakup Çiçek, Başkası bana oldukça dağınık geldi ve bir o kadar da didaktik, siz ne dersiniz?

Nurettin Sakin, Terk’de gördüğüm arabesk bir yapı var ve bazı kelimeler çok özensiz seçilmiş, ayrıca çok da uzun.

Abdullah Dervişoğlu, Ruhumun Peşinde’de bir itirafı ortaya koyarken niye ders verir bir duruma giriyoruz. Serbestçe de yazılabilir oysa, selamlar.

Vedat Kılar, “Ekin” isimle öyküsünü göndermiş. Kardeşim, bu öykü çok daha güzel olabilir. Tekrar denemek ister misin?

Bize ulaşanlar

Hazan Van’da yayınlanıyor, Aralık Trabzon’da, Berceste Kayseri’de, Sühan Sivas’ta ve Yitik Düşler’de yönetim adresinde değişiklik var, not etmek isteyenler için: P. K. 54 Tokat.

Değiniler

  • Recep Yazıcıoğlu vefat etti. Bir vali kendisini sanırım ancak bu kadar sevdirebilirdi. O bize istenirse devlet duruşunun ne kadar mütebessim olabileceğini gösterdi. Allah rahmet etsin.
  • Şair ve yazar Özcan Ünlü kardeşimiz babasını kaybetti. Merhuma rahmet, kendisine sabır diliyoruz.
  • Kavi dostumuz Haşan Atsız kardeşini elim bir trafik kazası sonucu kaybetti. Kendisine Rabbimizden sabırlar diliyoruz. Allah Rahmetini esirgemesin.
  • Erzurum’dan kavi şiirleriyle tanıdığımız M. Emin Alper abimiz’ yolcu ekibi olarak sağlık ve afiyetler dileriz.
  • Bedirhan, siyah giyen iyi delikanlım, bu işler seni bozmasın.
  • Yolcu Kitapları serisinin ilk kitabı Hüznüne Sevda adlı çalışmamıza dostların gösterdiği ilgi ve içtenliğe teşekkürler.
  • Edward SAİD Filistin’in devrimci vicdanı vefat etti. Dünya gerçek bir entellektüelini kaybetti. En son verdiği resim, Lübnan’da Siyonist saldırgana karşı taş atmasıydı. En önemli eseri “Oryantalizm” i yeniden okumanın zamanıdır.

Editörün Notu, Yahu İbrahimciğim, nedir öyle “dokunma yazdığım heybeme” serzenişleri…
Kardeşim tanımazmışsın gibi konuşuyorsun sevgili editörünü… (Valla bu kez dokunmadım, istersen Ahmet Usta ile Mustafa Karaosmanoğlu’na sor.)

Yolda olmak ve yolda buluşmak umuduyla hoşçakalın.

Exit mobile version