PİRİMİZ SESLENİYOR…
“Kişi, dilinin altında gizlidir.
Kendi değerini bilmeyen kişi helak olur.
Hırs, ebedi bir köleliktir.
Ey ademoğlu! Yiyeceğinden fazla kazandığın şeyde başkası için bekçisin.
Ey insanlar!
Konuştuğunuzda işiten, gizlediğinizde bilen Allah’dan sakının. Ondan kaçtığınızda size yetişen, ikamet ettiğinizde sizi alan, onu unuttuğunuzda sizi hatırlayan ölüme hazırlanmakta acele edin.
Kim nefsini hesaba çekerse kazançlı olur. Kim ona karşı gafil olursa zarar eder. Kim korkarsa emniyette olur. İbret alan görür; gören anlar; anlayan bilir.
Dünyanın acılığı ahiretin tatlılığı, dünyanın tatlılığı ise ahiretin acılığıdır.
Hiddet deliliğin çeşitlerinden biridir. Çünkü hiddetlenen kişi pişman olur; pişman olmazsa deliliği güçlenmiştir.
Vücudun sıhhati hasedin azlığındandır.
Ey ademoğlu! Henüz gelmemiş bir günün endişesini gelen gününe yükleme. Eğer o senin ömründense Allah o gün içinde sana rızkını verecektir.
Sevdiğini teenniyle sev; bir gün nefret ettiğin kişi olabilir. Nefret ettiğinden teenniyle nefret et; bir gün sevdiğin olabilir.
Devamlı yaptığın az şey, usanılarak yapılan çok şeyden daha makbuldür.
Ahmakla arkadaş olma. O, yaptığını sana süslü gösterir ve onun gibi olmanı temenni eder.
İbretler ne çok, ibret almak ne azdır.
Bekçi olarak ecel yeter.
Taşı geldiği yere gönderin. Şer, ancak şerle defedilir.
Söylemedikçe söz senin ipine bağlıdır. Onu söyledikten sonra sen onun ipine bağlı olursun. Altınını ve gümüşünü sakladığın gibi dilini de sakla. Nice sözler vardır ki bir nimeti gasp etmiş ve bir cezayı cezp etmiştir.
Ademoğluna ne oluyor da övünüyor? Başlangıcı bir damla, sonu, ise cesettir. Ne kendini rızıklandırabilir ne de ölümünü defedebilir.
İki tamahkar doymaz: İlmi isteyen ve dünyayı isteyen.
Kanaat tükenmeyen bir maldır.”
HZ. ALİ EFENDİMİZ / NEHCÜ’L BELAĞA
