Ana Sayfa Yürüyüş İstikamet İSTİKAMET | SAYI 10

İSTİKAMET | SAYI 10

ÜÇ YOLCUNUN HİKAYESİ
“Ebu Abdurrahman, Abdullah b.Ömer Ibni’lHattâb (r.a)’dan rivayet eder ki: Peygamber (a.s)’ın şöyle dediğini işittim: “Sizden önce gelen ümmetlerden birinden üç kişi, uzun bir yola çıktılar. Geceyi geçirmek için bir mağaraya girdiler. Derken, dağdan yuvarlanan bir taş, gelip mağaranın ağzını kapattı. Ne yapıp ettilerse, taşı yerinden kımıldatamadılar. Taşın, kendi iradeleri dışında gelip mağaranın ağzını kapattığını, bunu yine ancak Allah’ın giderebileceğini düşündüler. Bunun üzerine aralarında şöyle bir konuşma geçti:

“Her birimiz, şimdiye kadar yaptığımız; Allah’ın rızasına en uygun olduğunu düşündüğümüz iyi amellerimizle duâ edelim. Belki Allah bizi bağışlar ve bizi buradan kurtarır.”
İçlerinden birisi:

-Allah’ım! Şimdiye dek pek çok günah işledim. Senden bağışlanmamı diliyorum. Annem ve babam çok ihtiyardılar. Onlardan önce ne çocuklarıma ne de hayvanlara bir şey içirmezdim. Günün birinde odun toplamak için uzaklara gitmiştim. Onlar uyuyuncaya kadar dönemedim. Akşam yemeklerini hazırladım, fakat onları uyumuş buldum. Onları uyandırmaya ve onlardan evvel ailece akşam sütü içmeyi hoş görmedim. Çanak elimde olduğu halde onların uyanmalarını bekledim. Nihayet sabah ışıldadı. Çocuklar ayaklarımın altında açlıktan ağlaşıyorlardı. Derken annemle babam uyandılar ve akşam sütlerini içtiler.

Allah’ım! Eğer bu işi senin rızân için yapmışsam, bu taştan çektiğimiz belayı bizden uzaklaştır, dedi.

Hepsi, taşın bir parça açıldığını gördüler. Ama çıkılacak gibi değildi.
İkincisi şöyle dedi: –

-Allah’ım! amcamın bir kızı vardı. Çok güzeldi. Bir erkek bir kadını ne kadar sevebilirse, ben de onu o kadar seviyordum. Onunla birleşmek istedim. Ama teklifimi geri çevirdi. Birkaç yıl sonra, bir kıtlığa uğrayınca, bana başvurdu. Kendisini bana teslim etmesi şartıyla ona yüzyirmi altın teklif ettim. Kabul etti. Fırsat elverip de onunla zina edecekken, “Allahtan kork ta haksız yere mührümü bozma!” dedi. Ben de Allah’tan korkarak, bu çok sevdiğim kadından uzaklaştım. Verdiğim altınları da ona bıraktım.

Allah’ım! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz bu belayı bizden gider.

Mağaranın kapısı bir parça daha açıldı ama yine çıkabilecek gibi değildi.
Üçüncüsü de şöyle dua etti:

-Allah’ım! Bir zamanlar parayla işçi tutmuştum. İş bitiminde ücretlerini verdim. Ancak birisi ücreti almadan gitti. Ben de onun ücretini,’ onun namına çalıştırıp, Ürettim. Zamanla bendeki varlığı çoğaldı. Bir müddet sonra o adam yanıma gelip, ücretini istedi.
Ben de “Şu gördüğün deve, öküz, koyun sürüsü, bunların hepsi senin ücretindir. Çoğaldılar. Al götür” dedim. O da: “Ey Allah’ın kulur benimle alay etme” dedi.

“Seninle alay etmiyorum, hakikati söylüyorum. Bunların hepsi senin” dedim. Adam, sevinç içinde mallarını aldı ve hepsini sürüp götürdü. Allah’ım! Eğer bunu senin rızân için yapmışsam, yolumu kesen şu taşı kaldır, bu belayı bizden gider…
Bunun üzerine taş mağaranın ağzından kaydı ve kapı açıldı.
Çıkıp yürüdüler. ‘

O Riyazü’s-Salihin

Exit mobile version